Home » Adli Bilimler » Adli Bilişim » Yeni TCK’da Bilişim Suçlarının Analizi
bilisim_sucları_3

Yeni TCK’da Bilişim Suçlarının Analizi

Bilişim Suçlarında teknolojinin kullanılması kaçınılmazdır. Bir bilgisayar, internet uzayı, bir kredi kartı, elektronik bir cihaz veya cep telefonu ile işlenebilmektedir. Bahsedilen ortamlarda yani Bilişim Teknolojileri kullanılarak işlenen tüm suçlar “Bilişim Suçlarını” oluşturur.

bilisim_sucları_2

Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması kapsamındaki suçları tanımlayan kanun maddeleri TCK’nın 243-246. maddelerinde yer almaktadır. Burada 243. maddesinde bulunan tutarsızlıktan ve bizce maddede olması gerekenden bahsedeceğiz.

bilisim_sucları_5

Bilişim Sistemine Girme

“Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindedir.

Burada 243. maddesinin 1. fıkrasını suçun yapısal bakımından, suçun kanuni unsurlarından tipikliğin maddi unsuru olarak hareket, netice ve nedensellik bağı olarak incelemek istiyorum. Kanun koyucu hareketin failin  bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına virüslerle, kendi yaptığı bir programla  girme olabileceğine vurgu yaparak açık kapı  bırakmak istememektedir. Netice olarak sisteme izinsiz olarak girerek ihlalden bahsedebiliriz. Nedensellik bağı olarak  hareket  ile netice arasında bir ilişki var ve bu failin bir eseridir.

bilisim_sucları_1

Suçun yapısal unsurlarından hukuka aykırılık kısmını kanun koyucu direk olarak maddeye ithal etmiştir. Bunun anlamı sisteme izinsiz girmesidir. Suçun manevi unsurlarından bahsedersek suçun kasten ya da taksirle işlenip işlenmediğidir.  Maddede “hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimse” olarak tanımlandığından suçun kasten işlendiği tartışmasızdır. Ancak bu suç taksirle işlenmiş olamaz mı? Evet fail bu konuda böyle bir iddiada bulunabilir. İstemeden hata ile bilişim sistemine girmiş olabilir fakat irade gösterip sistemden çıkması gerekmektedir.

bilisim_sucları_3

Kanun maddesinin 1. fıkrasında işte tam da burada bir tutarsızlık bulunmaktadır. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün gözükmemektedir. Çünkü kanun maddesi “sisteme giren ve burada kalmaya devam eden” şeklinde tanımlanmıştır. Bu sebeple, benim düzeltmem sistemde ne kadar  kaldığının süresinin verilmesi gerekmektedir. Ayrıca özellikle kamu kurumları ile özel ve değerli bilgi bulunduran işletmelerin sisteme ihlal olduğu zaman faile uyarıcı arayüzün olması gerekmektedir. Bu da kanun maddesi ile düzenlenebilir. Uyarıcı arayüzle suçun kasten işlendiği ispatlanabilir.

Bilişim suçları ile ilgili analizlerim devam edecektir. Diğer fıkra ve kanun maddelerini bir sonraki yazılarımda incelemeye devam edeceğim.

KAYNAKÇA:

1.Prof.Dr.Hakan Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara, Seçkin yayınevi, Mart 2014, sf.112

2.Hamza Elbahadır,Hacking Interface,İstanbul,İnkılap Kitapevi, 2013 , sf.31

About Ali AKYÜZ

Hacetttepe üniversitesi Bilişim Hukuku (YL) Öğrencisi

Check Also

bilisim_sucları_4

Elektronik casusluğun ürperten boyutları

Almanya’nın Türkiye’ye yönelik elektronik takibinin açığa çıkması diplomatik bir krizi tetikledi. Peki bugüne kadar içimizi …

Leave a Reply